Doğada Aktivite Dolu Bir Gün...
Yaşasın! İşte yine bir cuma günü! İşte yeni bir Beykoz Gezisi günü. Beykoz Doğa`ya gideceğimizi öğrendiğimizde perşembe gününden heyecanımız başlıyor. Kahvaltıdan hemen sonra hep birlikte hazırlanıp servislerimize bindik. Bütün yolculuklarımız bizim için çok keyifli ama galiba en keyifli olanı Beykoz Doğa`ya yaptığımız yolculuklarımız. Atlarımızı çok özlemiştik. Tabii onlar da bizi. Yanlarına gittiğimizde bizi hemen kabul ettiler. Ata binmeye her zamanki gibi önce onları severek ve okşayarak başladık. Yumuşacık yelelerine dokundukça dokunasımız geldi. Bu onların da çok hoşuna gitti.

Sonra her sınıf kendi seçtiği arkadaş ağacının yanına gitti. Ağacımız için yapıp astığımız resimlerimiz duruyordu. Ağacımıza "Merhaba" dedikten sonra sebze bahçelerinin içinden geçtik ve onlara da merhaba dedik. Nelerin yenmeye hazır olduğunu kontrol ettik. Tatlarına da baktık. Yine o keyifli doğa yürüyüşlerimizden yaptık. Doğada bulduğumuz herşeyi inceleyip; biraz kestane, yaprak, dal topladık. Doğayla iç içe olmak her seferinde bize ayrı bir zevk veriyor.

Bu kadar aktivite yapmak karnımızı acıktırmıştı. Yanımıza aldığımız tost ekmeklerini çikolata sürüp bonibonlarla şekil vermek yine çok hoşumuza gitti. Ellerimize sağlık, çok da lezzetli olmuştu. Karnımızda çalan zilin sesini de tatlı bir şekilde bastırdıktan sonra kendimizi çimenlerin kucağına attık. Hopladık, zıpladık, koştuk, yuvarlandık...Okulumuza dönme vakti geldiğinde toplanıp servislerimize binip kemerlerimizi bağladık. Ve dönüş yolculuğuna  başladık. Neşeli bir şekilde okula döndüğümüzde hepimizin içinden geçen şuydu: Ne mutlu biz Doğa`nın mutlu çocuklarıyız ve her an doğa ile iç içeyiz. Bunun bize verdiği keyfi tahmin bile edemezsiniz.       
30 Kasım 2006 Perşembe